Popüler Gönderiler

Posted by : Burak Şolt Temmuz 05, 2013


Hepimiz öyle ya da böyle bu "meme" adlı ve yeri geldiğinde gerçekten de kahkahalar attıracak ifade yöntemini görmüşüzdür. Bu tür ifade yöntemlerinden sadece biri olabilir, ama en etkililerinden biri olduğunu söylemek en azından benim için yanlış olmaz. İfade yöntemine gelirsek, 
ifade yönteminin doğduğu kişi Nicolas Cage. Vampire Kiss adlı filmde sergilediği 
yüz ifadesiyle kelimenin tam anlamıyla bir fenomen haline gelmiştir. 
Ne yazık ki, filmde "You Don't Say" dememektedir.


Şimdi, gelelim çeviri boyutuna. Maddeler halinde sıralayalım;

- Hangi yöntemle çevireceğiz bunu? 
- Daha önce kullanımını gördük mü?
- İlk görüşümüzde zihnimizde birtakım çeviri önerileri oluştu mu?
- Kullanım yerlerini ve sahnelerini görsek, 
çeviri boyutunda bize kolaylık sağlar mı?

Hemen, somut bir örnek ile incelememize başlayalım;


Gazetedeki yazının direkt çevirisini yaptığımızda:
"London olimpiyatları, London'da yapılacak"

Durumu inceleyecek olursak, oldukça bariz bir gerçeğin sanki tahmin edilemeyecek veya bilinemeyecek gibi gösterilip tekrar niteliğinde vurgulandığını görüyoruz. O halde, "You don't say"in ise burada 
'alaycı' nitelikte kullanıldığına bizzat şahit oluyoruz. 
Dolayısıyla, ilk sorumuzun cevabını almış oluyoruz: 
"Alaycı bir yöntem ile çevireceğiz"

"Daha önce bu kullanımı gördük mü?" 

Şahsi araştırmalarım ve kısa da olsa bir süredir İngilizce metinlerle ilgilenmeme rağmen, böyle bir kullanıma rastlamamıştım. Böyle bir çalışmaya girişmemin sebebi de temelinde buydu. Daha önce, hele de Türkçe'siyle araştırma bazında hiç, karşılaşmadığım bir kullanım üzerinde çalışmak, 
bir çevirmen adayı için herhalde en büyük heyecanlardan biridir. 
Bir ilki oluşturmak... Ne kadar da haz veren bir şey, değil mi?

"İlk görüşümüzde zihnimizde birtakım çeviri önerileri oluştu mu?"

Sizlerinde zihinlerinde tahmin bazında birkaç çeviri önerisinin oluştuğunu biliyorum. Hepimiz böyle bir durumla karşılaşıp, yorumumuzu ortaya koymuşuzdur; ciddi bir tavırla olsun ya da olmasın. Çeviri yöntemimiz de 
belli olduğuna göre çeviri önerilerimizi belirli (alaycı) sınırlar içerisine alabiliriz.

Benim, bu sınırlar çevçevesinde, ilk çevirim şöyle oldu:

"Deme yahu/ya!"

Ardından, benzer anlama gelen kullanımlar zihnimde vuku buldu:

"Hadi canım!"
"Yapma yahu!"

Bu üç çeviri önerisi de en azından benim algıladığım iğneleme durumunu 
vurgu ve anlam bakımından yeterli derecede betimler buldum. Ne var ki, 
bir karar verilmesi gerekiyor;

"Hangi çeviriyi kullanmalıyım?"

"Çeviri seçme kararımı belirleyen faktörler neler olmalı?"

Yeterli araştırma ve inceleme yapıldıktan sonra artık karar çevirmene kalıyor. Bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde gelişen çeviri stiliniz ister istemez sizi 
bir karar yönünde yönlendiriyor. Benim, çeviri önericisi olarak, verdiğim karar:

"Hadi canım!"

Şimdi bunu pratiğe dökelim:


İşte, pratiğe döktük.

Çeviri meraklılarına yararlı olabilecek bir çalışma olduğunu 
düşünüyorum, düşünmek istiyorum. 


Bir sonraki "9gag Çeviri Önerileri"nde görüşmek üzere!

                                           









Leave a Reply

Subscribe to Posts | Subscribe to Comments

- Copyright © Manga ve Anime Çevirmenleri - Date A Live - Powered by Blogger - Designed by Johanes Djogan -